NYC MYSTERY
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.


NYC, a city that never sleeps...
 
AnasayfaLatest imagesAramaKayıt OlGiriş yap

 

 Biraz alkolle..

Aşağa gitmek 
2 posters
YazarMesaj
Joyce Payne
Nobel Ödüllü Yazar
Nobel Ödüllü Yazar
Joyce Payne


Mesaj Sayısı : 48
Kayıt tarihi : 24/07/11
Nerden : 18.yy

Biraz alkolle.. Empty
MesajKonu: Biraz alkolle..   Biraz alkolle.. Icon_minitimePtsi Tem. 25, 2011 8:43 pm

Biraz alkolle.. Erin_heatherton46 Biraz alkolle.. 6652

Joyce & Joseph

İçindekiler: Bir gece kulübü, bir yazar ve bir şarkıcı, biraz da alkol
Gecenin neyi göstereceği, olayların nereye gideceği doğaçlanmaktadır.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Henüz sadece on altı yaşındayken, Nobel Ödüllü ünlü bir yazar olduğunda evinde pijamalarla akşamı sabah, sabahı akşam edip sadece entel röportajlar için evinden çıkacağını düşünürdü Joyce. Şu an bulunduğu noktadansa, işler pek de öyle değil. Şimde bir gece kulübünün kapısında duran Shelby Snake'in içinden dışarıya bakıyor Joyce. Dikiz aynasında rujunu tazeledikten sonra derin yırtmaçlı elbisesiyle havalı bir şekilde arabadan iniyor. Arabasının anahtarını park görevlisine teslim ederek pahalı kulüplerden birinin kapısından içeri adımını atıyor. Palladium'un neon ışıklarla kaplı loş koridorundan geçerken ona eşlik eden body-guard'a gülümseyerek teşekkür edip, boğucu müzik ve alkolle dolu bir gecenin ilk dakikalarını geride bırakıyor. Bar kısmına ilerleken tanıdık birilerini görmek için bakınıyor ve bingo! Joseph bar sandalyelerinden birinde oturmuş içkisini yudumlarken, bir yandan da ona göre büyüleyici olan müziği dinliyor. Bu çocuk tam anlamıyla müziğin kucağına doğmuş. Ve doğalı sadece on sekiz sene olmuş. Ona doğru ilerlerken aradaki beş yaş farkı düşünmemeye çalıştı. Günümüzde on sekiz yaşındaki insanlar da gayet çekici olabiliyorlar ve çekici olanla çekici olduğu için takılmak bir suç değil! Tabi bunu edebiyat eleştirmenlerine anlatmak pek kolay olmuyor. Onlara göre Joy tam da on altı yaşında hayal ettiği gibi oturaklı biri olmalı. On sekiz yaşındaki biriyle fingirdemek yirmi üç yaşında, aklı başında olması gereken bir yazara hiç mi hiç yakışmıyormuş! Hepsinin canları cehenneme. Kimse onun bu gece burada Joseph'le birkaç kadeh -belki daha fazla- içmesine engel olamaz. Joy da kendine güvenen adımlarla -Aslında korkak bir şekilde. "Ya içkiyi fazla kaçırıp kusarsam?" düşünceleriyle- avına yaklaşan aslan gibi ilerledi. Tezgaha yaslandı, "Ben dünyanın en güzel kadınıyım" bakışı atmaya çalışarak ama başaramayarak Joseph'e gülümsedi. "Hiç haber vermiyorsun bir yerlere giderken. Özlettin kendini." Ardından barmene bir kokteyl vermesini söyledi ve bardağından bir yudum alarak insanları seyretmeye koyuldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
D. Joseph McBriant
Dünyaca Tanınmış Şarkıcı
Dünyaca Tanınmış Şarkıcı
D. Joseph McBriant


Mesaj Sayısı : 38
Kayıt tarihi : 23/07/11
Yaş : 31

Biraz alkolle.. Empty
MesajKonu: Geri: Biraz alkolle..   Biraz alkolle.. Icon_minitimeSalı Tem. 26, 2011 6:41 am

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Joyce Payne
Nobel Ödüllü Yazar
Nobel Ödüllü Yazar
Joyce Payne


Mesaj Sayısı : 48
Kayıt tarihi : 24/07/11
Nerden : 18.yy

Biraz alkolle.. Empty
MesajKonu: Geri: Biraz alkolle..   Biraz alkolle.. Icon_minitimeSalı Tem. 26, 2011 10:56 am

Etrafı seyrettiğinde gördüğü ilk şey yeniyetme kızlardı. Çıkardıkları iki ortalama singlela popüler olup şöhreti yakaladığını düşünen civciv sarısı saçlı kokonalar gözlerini bara dikmiş, akşam kendilerini kimin yatağına atıp manşet olabileceklerini düşünüyorlardı. Joy bir numaralı ihtimalleri olan Joseph'in yanına gittiğindeyse, gözlerinden neler demek istedikleri anlaşılıyordu. "Joseph'i rahat bırakıp evinde kitap okusa ya haspam." Bir kadın olmanın en iyi yanının diğer kadınların aklından geçeni yüzlerinden okumak olduğunu bilen Joy da hepsinin gözlerine teker teker bakarak gülümsedi ve makyajla iyice belirginleşen gözlerini Joseph'e çevirdi. Her zaman görmeyi alıştığının aksine bu gece bir takım elbise giymişti. Nedenine kafa yormadı Joyce, sadece fazla yakıştığını düşünüyordu. Geniş omuzları ceketiyle biraz daha belirginleşmişti. Saçları ise pahalı takım elbisesinin tüm ciddiyetine rağmen her zamanki gibi kıvrıcığa yakın ve söz dinlemezdi. Karışık siyah saçları ortamın sıcaklığıyla hafifçe terlemiş, yüzüne düşerek sevimli bir hava vermişti. Fakat tabii ki Joseph sevimli, uslu biri olmaktan çok uzak, tamamıyla erkeksi bir havayı içinde barındırıyordu. Sesi ise gece boyunca bıkmadan dinlenebilecek kadar güzeldi. Şarkı söylemesini seviyordu genç kadın; ama konuşması ayrıydı. Apayrı... "Haber vermesem bile bedenlerimiz bir şekilde anlaşıyor ve birbirini çekiyor. Bak yine birlikteyiz." Joy gülmekten kendini alamadı. Doğru söze ne denirdi ki. "Ayrıca sizde özlendiniz efendim." Bu sözler üzerine gece boyunca oturdukları yere kimsenin yaklaşmayacağını garantilemek için ellerini ünlü şarkıcının saçları arasında gezdirdi. Aslında çoğu kez yaşadıkları bir sahneydi bu. Joseph saçlarına dokunulduğunda ne hissetti, bilmiyordu Joy. Fakat şundan emindi ki, ses çıkarmamasının tek nedeni bir amaca hizmet eden bu hareketin araç olduğunu bilmesindendir.

Ortamdaki hareket ve sıcak zaman zaman olduğu gibi şimdi de bunaltıyordu. Terleyen bedenlerine rağmen yakın temastan vazgeçmeyerek danslarına devam eden pisttekilerse Joy'u rahatsız eden bu atmosferde yaşamıyor gibiydiler. Kahramanımız biraz serinlemek ve gecenin sonuna kadar yapacağı her şeyin suçunu alkole atabilmek için kendine bir bardak viski söyledi. Cesarete ihtiyaç duyduğunda hep yaptığı gibi fondip yaparak bitirdi ve yeni bardağı elleri arasında hissettiğinde bir rahatlama duydu. Joseph'e dönerek gülümsemesini yüzüne yaydı. "Aramızda telepatik bir bağ olduğunu mu anlamalıyım bu hoş sözlerinden?" Bardaktaki ruj izine bakıp keyiflendi. Yanındaki genç adamla oldukça fiyakalı bir görüntü çizdiği doğruydu. Ve bunu kullanmaktan da büyük keyif alıyordu. Kimileri haspam derken haklılık payları da vardı..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
D. Joseph McBriant
Dünyaca Tanınmış Şarkıcı
Dünyaca Tanınmış Şarkıcı
D. Joseph McBriant


Mesaj Sayısı : 38
Kayıt tarihi : 23/07/11
Yaş : 31

Biraz alkolle.. Empty
MesajKonu: Geri: Biraz alkolle..   Biraz alkolle.. Icon_minitimeSalı Tem. 26, 2011 11:30 am

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Joyce Payne
Nobel Ödüllü Yazar
Nobel Ödüllü Yazar
Joyce Payne


Mesaj Sayısı : 48
Kayıt tarihi : 24/07/11
Nerden : 18.yy

Biraz alkolle.. Empty
MesajKonu: Geri: Biraz alkolle..   Biraz alkolle.. Icon_minitimeSalı Tem. 26, 2011 5:14 pm

Açılışı bir bardak fondiple yapmak biraz afallatmıştı Joyce'u. Yine de ihtiyacı olan şey buydu. Hafifmeşrep davranışlar konusunda önyargısı yoktu; ama bir öğlen vakti damarlarında sadece kahve dolaşırken fazla cüretkar davranabileceğinden emin değilim. O da kendine güvenmediği için elindeki viskiden destek alıyordu. Küçük yudumlarla viskiyi damarlarındaki kana ilave ederken barmenin hiç konuşmadan bardakların tozunu alışını, usulca doldurduğu kadehleri, aklından geçen binbir düşünceyi izledi. Sarhoşlar, birbirlerine ayak üstü bir posta atma derecesine gelenler, parasıyla var olanlar... Tozu dumana katan şımarık yıldızların tozunu yutanlardı barmenler. Öyle çok şey biliyorlardı ki.. İstemeden tanık oldukları olayları bir basın açıklamasıyla anlatmaya kalksalar camiadan silinenlerin sayısı yıldızlar kaldırımının uzunluğunu dahi geçerdi. Joy bu konuda bir nebze şanslıydı. Fazla göz önünde değildi. İleride senaryo yazma işine de girişse, ön planda olan oyuncuları olacaktı. O ise istediği zaman bu şatafatın ekmeğini yiyip istediğinde bir adım geriden göz kamaştıran bu alemi izleyebilirdi. Tabii senaristlik kısa vadede planları içinde yoktu. Belki kırışıp buruştuğunda başvurabileceği bir son seçenek olabilirdi. Başından bu kötü düşünceleri kovmaya çalıştı. Formdan düşmek de nereden çıkmıştı şimdi. Zaten bu saçma düşünceleri Joseph'in dayanılmaz dokunuşlarıyla unuttu. Yanağına koyduğu elini boynuna doğru indirirken dudakları çapkınca kıvrılarak "Nasıl anlamak istiyorsan öyle." dedi. Genç adam, joy'un boynunda kısa süre gezdirdiği elini ensesine koydu ve hafifçe ona doğru ilerledi. Bu kadar çok insanın arasında yapılması gereken basit şey dudağını kulağına yaklaştırıp bir şeyler söylemesi olurdu; fakat ne Joy kendini geri çekebilecek iradeye sahip görüyordu ne de Joseph birilerinden çekinecek kadar zayıftı. Zaten pusuya yatmış olan magazinciler bu anın her saniyesini kayıt altına almak için deklanşörlerine basmaya başlamışlardı bile. "Kokun; hala hatırladığım gibi." Bu sözler üzerine içinde filizlenen küçücük tereddütü de göz ardı eden Joyce, gözlerini kapatarak kendini o anın büyüsüne bırakmayı tercih etti. Sabırsız bir şekilde dudaklarını birleştirerek o çok özlediği hissin tadını çıkarmaya bıraktı kendini. Yoğun bir döneme girmişti bir süre önce. İmza günlerinin arkası kesilmiyor, şehir dışı seyahatlerini sıklaştırarak yapıyordu. Joseph'in ise albüm hazırlıkları, konserler derken aynı şehirde vakit geçirdikleri zamanlar geride kalır olmuştu. Bu süre zarfında tabi ki bazı kaçamaklar yaşamışlardı başkalarıyla; ama bu farklıydı. Joseph'e dokunmak başkaydı. Onun teni farklı, bakışları daha yakıcıydı... Yaşadıkları bu sert ve uzun öpüşme de bunun bir göstergesiydi. Joy'un kenetlenmesi için dua ettiği dudakları birbirinden ayrıldığında, uzaklaşmadı. Hâlâ birbirlerinin kalp atışlarını, nefes alış-verişlerini duyabilecekleri bir mesafedeydiler. Joyce etraflarında onlarca gazeteci yokmuş da, evde film izlerken yaşadıkları bir öpüşmeymiş gibi davranmak için, viskisini tekrar bir fondip yapıp Joseph'in kulağına fısıldadı. "Teninde hâlâ kokum var. Bunu sevdim Bay McBriant." Ardından yamuk bir gülümseyişle etrafına her şeyin normal olduğunu göstermek istercesine baktı. Biraz da zafer kazanmış bir kadın edasıyla baktı; ama o kısım sadece Joseph'in hayranları tarafından farkedilmişti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Biraz alkolle..
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
NYC MYSTERY :: New York City :: Manhattan :: Palladium Night Club-
Buraya geçin: